Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz.
Onceki
Kapat
Bekleyiniz, resim yukleniyor...
Sonraki
Sonraki
PetVet
Pzt - Ct  09:30 - 20:00
Pazar  10:00 - 18:00
Kedi hemotropik mikoplazmoz (FHM), nispeten nadir görülen bir kedi enfeksiyonunun adıdır. Geçmişte bu hastalık kedi enfeksiyöz anemisi veya hemobartonelloz olarak adlandırılıyordu.

Bu hastalıkta, kedinin kırmızı kan hücreleri, mikroskobik bir kan bakteri paraziti tarafından enfekte olur. Enfekte kırmızı kan hücrelerinin müteakip yıkımı, anemi ile sonuçlanır.

Anemi, kırmızı kan hücrelerinin sayısındaki veya oksijen taşıyan hemoglobin miktarındaki azalmayı belirten tıbbi bir terimdir.




FHM'ye ne sebep olur?

FHM'ye, kendisini kedinin kırmızı kan hücrelerinin yüzeyine bağlayan mikroskobik bir bakteriyel parazit neden olur. Bu parazit yakın zamanda yeniden sınıflandırılmıştır ve Mycoplasma haemofelis olarak adlandırılmıştır (daha önce Hemobartonella felis olarak adlandırılıyordu).

Enfekte olmuş kan hücreleri, parçalanabilir veya kedinin bağışıklık sistemi tarafından 'yabancı' olarak değerlendirilip yok edilebilirler. Yeterince kırmızı kan hücresi M. felis ile enfekte olup yok edilirse anemi oluşur.


FHM'nin belirtileri nelerdir?

Bir kedinin yaşadığı anemi hafif olabilir ve herhangi bir belirgin belirtiye neden olmayabilir. Kedilerde birçok FHM enfeksiyonu vakası ise tespit edilmemektedir. Bu belirti vermeyen kedilerin bazıları, hastalığın uzun süreli taşıyıcıları olarak kalır ve hastalığı diğer kedilere yayarlar. Başka bir hastalık veya durum kedinin bağışıklığını düşürürse, FHM klinik olarak belirgin hale gelebilir.
 

"Kedilerde birçok FHM enfeksiyonu vakası tespit edilmiyor."


Kedinin kanında etken tarafından birçok kırmızı kan hücresi yok edilirse semptomatik anemi oluşur. Bu durumda gözlerin ve diş etlerinin konjunktival yüzeylerinde  kolayca gözlemlenen mukoza zarları, soluk ila beyaz renkte  olacaktır.

Anemiye sarılık eşlik ediyorsa, mukozal yüzeyler sarı olabilir.

Bu durumda kanın oksijen taşıma kapasitesi azaldığı için kedi çabuk yorulabilir, halsiz ve uyuşuk olabilir, kilo verebilir. Ek belirtiler ateş, büyümüş bir dalak veya lenf düğümleri ve artan kalp ve solunum hızlarını içerebilir.


FHM nasıl teşhis edilir?

Bir kedinin anemik olmasının birçok nedeni vardır ve kanda M. haemofelis saptansa bile aneminin asıl nedeni bu olmayabilir. FHM'yi teşhis etmek için kan ve idrar testleri ile tam bir klinik muayene gerekecektir. Kan paraziti, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde karakteristik bir forma sahip olmasına rağmen, çok küçük bir organizmadır ve özellikle nispeten az sayıda kırmızı hücre enfekte olduğunda gözlemlenmesi zor olabilir. Enfekte hücrelerin oranı günden güne değişebilir.

Organizma bazen normal kedilerde de bulunabileceğinden, yalnızca M. haemofelis'in saptanması FHM tanısını doğrulamaz ve aneminin diğer olası nedenleri de gözden kaçırılmamalıdır. Bu durumda tercih edilen test, organizmaya karşılık gelen DNA'nın nicel bir sayısını ölçen PCR testidir.

FeLV ve FIV gibi viral hastalıklar da anemi ile ilişkili durumlar yaratacağı ve/veya bu virüslerin varlığında M.felis gibi enfeksiyonların açığa çıkması ve şiddetli formda seyretmesi mümkün olduğundan, veteriner hekiminiz ayrıca bir FeLV/FIV testi önerebilir.


FHM tedavi edilebilir mi?

Veteriner hekiminiz, M. haemofelis enfeksiyonlarını tedavi etmek için bu duruma spesifik etki gösteren geniş spektrumlu bir antibiyotik reçete edebilir. Ancak bazı durumlarda, antibiyotik tedavisine başlangıçtaki iyi bir yanıttan sonra, bir nüksetme olabilir. Ek olarak, organizma antibiyotikten korunan bölgelerde kalabilir. Tam tedavi verilmezse antibiyotikler organizmayı temizlemeyebileceğinden, kedinize tam antibiyotik kürü vermek önemlidir.

Bu durumla savaşan bir kedide ayrıca başka bir hastalık varsa o da tedavi edilmelidir. Bazı durumlarda tedavi protokolüne bağışıklık bastırıcı ilaçlar eklenebilir. Anemi çok şiddetliyse, kan nakli gerekebilir.


FHM nasıl bulaşır ve diğer kedilerim risk altında mı?

FHM'nin başlıca bulaşma yolunun pire gibi ısıran, kan emici parazitler olduğu düşünülmektedir. Doğrudan kediden kediye bulaşma veya kontamine mama kapları gibi cansız nesnelerle bulaşma olası görünmemektedir.

Evde başka kediler olsa bile, bu kediler etkenle enfekte olmayabilirler veya en azından semptomsuz kalabilirler. Bununla birlikte, enfekte bir kedinin ısırığı enfeksiyonu yayabilir veya hamile kedilerden (annelerden) enfeksiyon yavru kedilere geçirebilir.

İki haftalık bir kuluçka dönemi daha tipik olmasına rağmen kuluçka süresi yedi hafta kadar uzun olabilir. Bu uzun kuluçka süresi nedeniyle, enfeksiyonun gerçek kaynağını belirlemek zor olabilir. Kediler arasında yayılma şekli tam olarak anlaşılmadığından iyi hijyen uygulamalarına uyulmalıdır.

Hastalıkları tedavi etmek oldukça güç ve sabır gerektiren bir durum iken korunmak en kolay yoldur. Sorumluluğumuz altında olan kedilerin pirelenmesinin önüne geçmek ise en akılcı ve güvenli yoldur. Veteriner hekiminizin kontrolü altında kedilerimiz mutlaka çok sıkı bir program dahilinde pire ve kene de etkili, güvenilir ilaçlarla korunmalıdır.